24 Ocak 2013 Perşembe

BENİ KALDIĞINA İNANDIR

Eğer hala bir sabah kahvaltısına oturacak kadar münasebet olduğunu hissediyorsan aramızda


Beni düşündüğün noktada “belki” sözcükleri üşüşüyorsa zihnine
Yalnızlığı rafa kaldırmak yakın gelecek planlarında varsa


Hala aynı caz parçalarını seviyorsan ve cazın hala ikimizi birleştiren nokta olduğunu vurguluyorsan cümlelerinin son sözcüklerine yaklaştığında


Caz sana beni hatırlatıyorsa, “Louis Armstrong, Miles Davis, Ella Fitzgerald” isimleri geçtiği noktada sonbaharın kış provası yaptığı günlerde basit bir dille yazılan kısa mesajlarda geçen sohbetlerimiz uğruyorsa aklına


Kahve gözlerini nasıl anlattığım; ilkokul yıllarında okuduğun ilk şiirin ilk satırı gibi aklının bir köşesinde takılıp kalmışsa


Louis Armstrong’un -What a wonderful world-  parçası taksimde  istiklalin nostaljik coğrafyasında yarı sarhoş bir bedenle yürürken kulaklarına çalındığında bozuk İngilizcemizle parçaya eşlik etme çabamız aklına uğrayıp ta yanaklarının dudaklarına birkaç santim kalan kısmında gamzelerin oluşuyorsa
İçinden beni aramak, içinden telefon numaramı çevirmek; birkaç sözcük söylemek geçiyorsa


Ve her şeye rağmen deyip te eline son model cep telefonunu alıp 
ta numaramı tuşladığın noktada avuçların nemlenip telefonu cebine doğru kaydırıyorsan

“Cesaretim yok” diye geçiriyorsan içinden,

“eğer açarsa ne konuşacağım” diyorsan aralık soğuğu dudaklarını yakarken


Korkuyorsan, içinde nedensizce bir korku varsa, içinde nedensiz bir burukluk varsa ve ne yaparsan yap seni tatmin etmiyorsa;


İşte beni anlıyorsun bir nebze olsun…

Hala içinde birkaç parça umut; hala içinde bir nebze umut, bir nebze merak bir nebze aşk var demektir…


Ne zaman ararsan ara ve tıpkı sonbaharın kış provasını yaptığı akşamlarda konu bittiğinde yaptığın gibi bana cazdan bahset sevdiğim kadın!..

 Beni kaldığına inandır…



5 Ocak 2013 Cumartesi

KADIN AŞIK OLURSA

Tüm acılar daha katlanılabilir olur bir kadın için, aşık olduğunda. Işıklar daha loş, sokaklar daha kalabalık gelir sevdiği adam yanında olmadığında. Sevdiği adama dokunmak ister kadın. Onun koluna girmek ister. Bir kadının, bir erkeğin koluna girmesi birçok şey ifade eder kimi zaman. “seninle bütünleştim” demesidir kadının sessizce, kimi zaman sevdiği adamın koluna girmesi, kimi zaman çığlıklarla “senden ayrılmak istemiyorum” demesidir koluna sıkıca sarıldığı noktada… kol kola yürüyen iki insan bir birinle bütünleşmiş iki insan demektir, zorluklara-acılara bazen mutluluğa kısacası her şeye karşı tek bir vücut olduğunu anlatır kol kola girmek. Sevdiği adamla bütünleşmek ister kadın.

Kadın aşık olursa başını yaslar sevdiği erkeğe… Sevdiği adamın kalp atışlarını dinler. Sevdiği adamın kalp atışlarında kendini bulmak ister. Kendini arar… Sabaha kadar onun yanında kalmak, sabaha kadar onun teninin sıcaklığının kendi tenine değdiği noktada uyumak ister… Onun kokusunu akciğerlerine sığdırmak, sevdiği adamın bedenini yanında hissetmek ister. Ona sarılmak ister. Başını sağ omzuna yaslayıp her şeyi unutmak ve derin bir rüyaya dalmak ister. Her şeyden uzaklaşmak sadece iki insana ve mutluluğa ait bir hayal dünyasında yaşamak ster

Fazla hayal kurar kadın aşık olursa. İki kişilik dünyalarda inşa edilmiş sergüzeşt hayallerdir bunlar çoğu zaman. Sevdiği adama ait olmak ve sevdiği adamın ona ait olduğu hissini doruklarda yaşar kadın, gerçekten, aşık olursa. Daha çocukça, daha kırılgan, daha sempatik, daha masum bir kimlik kazanır. Kadın aşık olursa az uyur çok hayal kurar ve hep sevdiği adamı anımsar sabah kalktığında. Sevdiği adamdan belki bir günaydın telefonu belki bir bloknota düşülmüş basit bir günaydın yazısı ve altına iliştirilmiş basit bir kalp çizimi bekler. Her sabah birinin onu düşünerek uyandığını hissetmek ister kadın aşık olursa… ve sırf sevdiği erkekten gelmeyen iyi geceler mesajı yüzünden iyi geçmeyen geceler vardır bir kadın için. Daha kırılgan olur kadın aşık olursa ve çocuklaşır… biraz sevgi biraz ilgi ve biraz sarılmak ve belki de sık sık hatırlanmak ister kadın aşık olursa…
Bumerang - Yazarkafe
script>